bakırköy.
araba sürebiliyorum artık. gece sürüşleri keyifle, hız sınırım güvensizliğime takılmış ama böylesi iyi. yetiyor bana. gecenin ve kışa yaklaşan sonbaharın ayazı saçlarımı tarıyor, bırak dağınık kalsın ve soğuk yaşadığımı hissettiriyor. tabiatım böyleyse elden ne gelir, ne gelmez. yollar boşken şerit değiştirmem daha kolay. oysa ben etrafım insanlarla doluyken kendi şeridimde koşmaya çalışıp kanattım dizlerimi. metafor değil. buraya her yer uzak, her yer yakın. kaybolmayı göze aldım. yorgunum, uykusuzum. iyileşen yara izlerinin acıklı huzuru var zihnimde. sigara dumanını içime çektiğimde belirsiz ufuk çizgisinde uçuşan karakterleri selamlıyorum ve bir şekilsiz taş bulup atıyorum denize doğru. şimdilerde bir yerlerde. henüz yeni yetme bir ergenken ve o zamanlar sen benden çok büyükken karadulla gezdirdiğin geceler gibi. bağırarak my generation söylediğimiz sonra sana puanım dokuz kanka ve sonra hey there delilah. şimdilerde herkes bir yerlerde. tesadüf, umay hareket vakti çalıyor yıllar sonra belki aynı sabaha karşı. eve dönerken kayboldum.
Yorumlar
Yorum Gönder