umut vadeden ya da umut beklemeksizin sadece küçük mutluluklar görebilip yaşama tutunmak. tutunmaya ihtiyacı olan. yaşamınızı iyileştirecek güzellikler bulsun sizi. özgürce, ferah ve kendiliğinin dengeli gücünde.
yatağın altına yuvarlanıyor meister. strike'ın şansı double pıtpıtlı. kaloriler bile freudien. çantam hazır. fazla ağırlığa hiç gerek yok. gece yolculukları hep korkutur beni. ama bu korkunun bir kokusu var. cezbedici. dominasyonlarım beynimle kalbim arasında, kendime dair sadistik cümle yapıları. son tahlilde doğanın kölesi. "elleriyle rüzgarı yakalamaya çalıştı. gece sabaha dönmeden, yüzünü yıldızlara yasladı." geceleri otogarlar soğuk. trenler fazla metalik. uçaklar klostrofobik. otostoplar pippa bacca. yolda olmanın korkulu bir yanı var. insan kendine yola çıkıyor. sancı çekiyor anlamıyorsunuz. olmanın varlığı ağır geliyor. nerden çıktı şimdi bu. kendi kendine azlığı, fazlalığı, oyun bozanlığı, saçmalığı, akıllılığı. bunlar duş alırken mi geliyor aklına hep, akan suları izlerken. başını çıkar arabanın camından. aç müziğin sesini. "gecenin kokusu çok güzel gelsene." bi kere de korkma, yaşamaktan. dört duvar arasına sıkıştı. kendiyle bedeni arasında ...
bir yoksunluk hali var varoluşunda. ilkokul dörtte yalnız uyanışlarında ve iki ayrı köşede hastalıklı kalp çarpıntılarında. arada ortaya çıkıp kendini hatırlatan karanlık bir anomali, ömrü boyunca. bir kuşu vardı, affetsin onu. iyi bakamadı ona ve uçup gitti sonunda. o karanlık yıllara dair sapsarı mavi benekli siyah alacalı bir muhabbet kuşu var aklında. şimdi düşününce ağlatıyor bu yalnızlık ve bakımsızlık. nasıl yaşamışım diyor. duvarlardaki minik taş çıkıntılarına bakarak yüzler konuştururdu. çocukluk garip şey. muntazam bir hayal gücü. mutlu çocukluk müthiş. dönmek istemeyenler için kabus. mümkün olduğuna inanası gelmiyor. köksüz bir ölüm haline hazırlıyor kendini. eninde sonunda olacağı bu. ait hissettiği de bu, belki. hata ve utanç. gün doğunca kendini imha edecek sanal bir oyun sahnesi.
rüyamda tanıdık yollardan geçtim. nereye gittiğimi bilmiyordum ama tanıdığım yolların beni bildiğim bir yere çıkaracağını biliyordum. bu yüzden endişesizdim. sonradan fark ettim, tanıdığım yollar şimdilerde burada olmayan biriyle alakalı. bizim üçfidan'da takılan punkenan vardı. bütünüyle yolların, köprüaltının, duvarları spreylenmiş dehlizlerin adamı gibi dururdu. hiç sormadım, gün sonu ait hissettiğin ve korkmadığın yuva ihtiyacı duyuyor musun diye. tek yaptığı yumruk tokuşturup punk's not dead dedikten sonra kırmızı tuborgunu içmekti. bence onun bile ihtiyacı duyduğu bilindik yerler vardı. ev gibi. birkaç gündür aklıma geliyorlar. 232, daha çok yunus ve o döneme ait bir şeyler. bu akla gelmeler de tanıdık. kendimi tanıyorum. düşünüp, anı kaçıracağım bir süre. bu kaçış, anı iyi değerlendirememekten de biraz. belki büsbütün öyle. bu da benim tercihim. bazen bir rüyada hissettiriyor. kabus gibi bir rüya. sitenin bekçisi hamit abi de gitti. gideceğini duyduğumda ağlamıştım. bel...
Bu iyi dileğe çok ihtiyacım vardı. Teşekkür ederim. Sizin de musmutlu olacağınız olaylar deneyimlemenizi dilerim, bol şans <3
YanıtlaSilbu dileğin, sevindim sana dokunduğuna. bol şans 🍀🍻
SilHayat bazen büyük umutlarla değil küçük mutluluklarla taşınır. :D
YanıtlaSilöyle galiba. :D
SilNasıl güzel bir dilek, çok hoş😍
YanıtlaSilSizin hayatınızda da hep tatlılıklar, gülümsemeler, güzel şeyler olsun, mutlu olun hep😊🙏