umut vadeden ya da umut beklemeksizin sadece küçük mutluluklar görebilip yaşama tutunmak. tutunmaya ihtiyacı olan. yaşamınızı iyileştirecek güzellikler bulsun sizi. özgürce, ferah ve kendiliğinin dengeli gücünde.
bir yoksunluk hali var varoluşunda. ilkokul dörtte yalnız uyanışlarında ve iki ayrı köşede hastalıklı kalp çarpıntılarında. arada ortaya çıkıp kendini hatırlatan karanlık bir anomali, ömrü boyunca. bir kuşu vardı, affetsin onu. iyi bakamadı ona ve uçup gitti sonunda. o karanlık yıllara dair sapsarı mavi benekli siyah alacalı bir muhabbet kuşu var aklında. şimdi düşününce ağlatıyor bu yalnızlık ve bakımsızlık. nasıl yaşamışım diyor. duvarlardaki minik taş çıkıntılarına bakarak yüzler konuştururdu. çocukluk garip şey. muntazam bir hayal gücü. mutlu çocukluk müthiş. dönmek istemeyenler için kabus. mümkün olduğuna inanası gelmiyor. köksüz bir ölüm haline hazırlıyor kendini. eninde sonunda olacağı bu. ait hissettiği de bu, belki. hata ve utanç. gün doğunca kendini imha edecek sanal bir oyun sahnesi.
rüyamda tanıdık yollardan geçtim. nereye gittiğimi bilmiyordum ama tanıdığım yolların beni bildiğim bir yere çıkaracağını biliyordum. bu yüzden endişesizdim. sonradan fark ettim, tanıdığım yollar şimdilerde burada olmayan biriyle alakalı. bizim üçfidan'da takılan punkenan vardı. bütünüyle yolların, köprüaltının, duvarları spreylenmiş dehlizlerin adamı gibi dururdu. hiç sormadım, gün sonu ait hissettiğin ve korkmadığın yuva ihtiyacı duyuyor musun diye. tek yaptığı yumruk tokuşturup punk's not dead dedikten sonra kırmızı tuborgunu içmekti. bence onun bile ihtiyacı duyduğu bilindik yerler vardı. ev gibi. birkaç gündür aklıma geliyorlar. 232, daha çok yunus ve o döneme ait bir şeyler. bu akla gelmeler de tanıdık. kendimi tanıyorum. düşünüp, anı kaçıracağım bir süre. bu kaçış, anı iyi değerlendirememekten de biraz. belki büsbütün öyle. bu da benim tercihim. bazen bir rüyada hissettiriyor. kabus gibi bir rüya. sitenin bekçisi hamit abi de gitti. gideceğini duyduğumda ağlamıştım. bel...
paticiğm kucağımda, ıhlamur çayı kokan mutfakta günümü düşünüyorum. serviler, çamlar, martılar, kediler, yılbaşı süslemeleri, kurabiyeler, insanlar geçti gözlerimin önünden. yün ipten yapılmış noel baba figürü aldım ve kapıya astım. beni karşılasın ve mutlu olayım. sevdiklerim için ufak hediyeler hazırlamaya da başladım. kapı komşuma da bir hediye ayarlasam hiç fena olmaz. çam ağacı süslemek güzel ama yeni yılın ilk günü onunla yüz yüze gelmek üzüyor beni. tüm heyecanım kaçıyor ve anlam kayboluyor. güzelim ağaca haksızlık yapıyorum sanki. işte bu yüzden ağaç tercihim değil ama ufak renkler katmaya çalışıyorum çevreme. kendime rağmen. akşam arkadaşımla buluştum. bir zamanlar sıkça geçtiğim caddeden geçip kahve içtik. kurabiye süsleme date’i planladık. kurabiyeleri ben pişireceğim, glazürle o ilgilenecek. sevindirik oldum. iyi geldi bu buluşma. kar yağmıyor, soğuğu var sadece ve sokaklarda halâ görebildiğim çiçeklerle sonbahar efekti veren yapraklar.
Bu iyi dileğe çok ihtiyacım vardı. Teşekkür ederim. Sizin de musmutlu olacağınız olaylar deneyimlemenizi dilerim, bol şans <3
YanıtlaSilbu dileğin, sevindim sana dokunduğuna. bol şans 🍀🍻
SilHayat bazen büyük umutlarla değil küçük mutluluklarla taşınır. :D
YanıtlaSilöyle galiba. :D
SilNasıl güzel bir dilek, çok hoş😍
YanıtlaSilSizin hayatınızda da hep tatlılıklar, gülümsemeler, güzel şeyler olsun, mutlu olun hep😊🙏